Yusuf[Baba]
08 Ekim 2010, 12:46
Alman medyasında Türkiye maçı
Almanya-Türkiye maçı yalnızca Türkiye'de değil, Almanya'da da manşetleri kaplamış durumda. İşte Alman basınında maç hakkında yazılanlardan bir derleme...
Türk ve Alman taraftarlar Berlin'de, Türkiye A Milli Takımı ile Almanya arasındaki maçı izliyor
Türk ve Alman taraftarlar Berlin'de, Türkiye A Milli Takımı ile Almanya arasındaki maçı izliyor
Takımlar
* Almanya
* Türkiye
Euro 2012 yolunda grubun favorisi olan Almanya ve Türkiye, 8 Ekim Cuma akşamı Berlin Olimpiyat Stadı'nda kozlarını paylaşacaklar. Bu önemli maç öncesi Alman medyasında temkinli bir iyimserlik hakim.
"Halk kahramanı aranıyor"
Ülkenin en önemli gazetelerinden Süddeutsche Zeitung'un yazarı Tobias Schächter, "Halk kahramanı aranıyor" başlıklı yazısında, Arda Turan'ın sakatlığının ardından Türk milli takımının hücum organizasyonunu yenilemesi gerektiğinden söz ederek Nuri Şahin'in yeni bir kahraman olarak ortaya çıkıp çıkmayacağını soruyor. Yazıda, şu anda Bundesliga ekipleinden Eintracht Frankfurt'u çalıştıran eski Galatasaray teknik direktörü Michael Skibbe'nin görüşlerine de yer verilmiş:
"Arda'nın sakatlığı Türkiye'yi kötü etkileyecektir. Arda bire birde başarılı ve gol yollarında iyi bir futbolcu. Avrupa'nın en iyi liglerinde oynayacak potansiyele sahip."
Schächter ayrıca yazısında, gruptaki ilk iki maçta oynamayan Nuri Şahin'in forma bulabileceğini, ama Arda'nın pozisyonunda Tuncay Şanlı'nın oynama ihtimalinin bulunduğunu da ifade ediyor.
"Kendi evinde deplasman"
Berliner Zeitung gazetesinin "Hiddink Türkleri zafere hazırlıyor" başlıklı maç haberinde ise Almanya'nın kendi evinde bir deplasman maçı oynayacağından söz ediliyor ve 1999 yılında Münih'te oynanan Euro 2000 eleme maçındaki atmosfer hatırlatılıyor.
Löw: "Türkiye Mainz'a benziyor"
Almanya teknik direktörü Jocahim Löw, ülkenin etkili gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung'a verdiği mülakatta Türkiye'yi, Bundesliga'nın sürpriz lideri Mainz'a benzetiyor. Löw, Mainz'dan Dünya Kupası'na giden oyuncu olmadığı için bu takımın oyuncularının Bayernli oyunculara göre çok daha uzun bir hazırlık dönemi geçirdiğinden söz ederek, Dünya Kupası'na katılmamış olan Türkiye'yi de Mainz'a benzetiyor.
Löw'ün Mesut Özil'le ilgili ifadeleri de ilginç: "Cuma akşamı Türk taraftarların Mesut'a rahat vermeyeceğini düşünüyorum. Almanya adına oynama kararı aldığı için yuhalanmayı bekliyor. Ama Mesut tanıdığım kadarıyla, sahaya çıktığında tam konsantre olabilen ve mental olarak sağlam bir oyuncu. Korkmuyor. Dış etkilerden etkilenmeyip, tam bir konsantrasyonla oynayacaktır."
http://u.goal.com/111800/111803.jpg
Almanya'nın gelişiminin rakamlarla ifadesi
Löw'ün mülakat verdiği bir başka gazete de Berlin merkezli Tagesspiegel. Bu mülakatta Türkiye maçından ziyade genel olarak Alman milli takımının durumuyla ilgili sorulara yanıt veren Löw, takımın gösterdiği gelişmeyi şu ilginç veriyle destekliyor:
"2005 yılında bir oyuncunun topu alıp, ayağından çıkardığı ana kadar geçen ortalama süreyi hesaplamaya başladık. O zamanlar ortalama süre 2,8 saniyeydi. 2008 yılında 1,7'ye geriledi. 2008'de ise 1,1 saniyeye kadar inmişti. İspanya milli takımında ise ortalama topu ayağında tutma süresi 1 saniye. Bu da bizim futbol kalitemizin iyiye gittiğini gösteriyor. Ama bu anlamda kötü oynadığımız maçlar da vardı. Örneğin Sırbistan maçının ilk yarısında ortalama süre 1,6 saniyeydi."
Mesut'un mektubu
Almanya'nın ünlü tabloid gazetesi Bild'in manşetinde ise Mesut Özil'in 2006 yılında Türkiye Futbol Federasyonu'na yazdığı İngilizce bir mektuba yer veriliyor. Türkiye'deki muadilleri gibi milliyetçi duyguları kaşımayı çok seven Bild, Özil'in ta 2006 yılında bu mektupla Türkiye'yi reddettiğini altını çizerek, mektupta geçen "Benim için başka bir ülke adına oynamak söz konusu olamaz" cümlesi vurgulanıyor.
Ayrıca Bild'in internet sitesindeki maç anketinde, 50 bin kişinin katıldığı oylamanın sonucunda Alman kamuoyunun yüzde 68'i Almanya'nın maçı kazanacağına inanırken, yüzde 32'lik bir kitle Almanya'nın kazanamayacağını düşünüyor.
Almanya-Türkiye maçı yalnızca Türkiye'de değil, Almanya'da da manşetleri kaplamış durumda. İşte Alman basınında maç hakkında yazılanlardan bir derleme...
Türk ve Alman taraftarlar Berlin'de, Türkiye A Milli Takımı ile Almanya arasındaki maçı izliyor
Türk ve Alman taraftarlar Berlin'de, Türkiye A Milli Takımı ile Almanya arasındaki maçı izliyor
Takımlar
* Almanya
* Türkiye
Euro 2012 yolunda grubun favorisi olan Almanya ve Türkiye, 8 Ekim Cuma akşamı Berlin Olimpiyat Stadı'nda kozlarını paylaşacaklar. Bu önemli maç öncesi Alman medyasında temkinli bir iyimserlik hakim.
"Halk kahramanı aranıyor"
Ülkenin en önemli gazetelerinden Süddeutsche Zeitung'un yazarı Tobias Schächter, "Halk kahramanı aranıyor" başlıklı yazısında, Arda Turan'ın sakatlığının ardından Türk milli takımının hücum organizasyonunu yenilemesi gerektiğinden söz ederek Nuri Şahin'in yeni bir kahraman olarak ortaya çıkıp çıkmayacağını soruyor. Yazıda, şu anda Bundesliga ekipleinden Eintracht Frankfurt'u çalıştıran eski Galatasaray teknik direktörü Michael Skibbe'nin görüşlerine de yer verilmiş:
"Arda'nın sakatlığı Türkiye'yi kötü etkileyecektir. Arda bire birde başarılı ve gol yollarında iyi bir futbolcu. Avrupa'nın en iyi liglerinde oynayacak potansiyele sahip."
Schächter ayrıca yazısında, gruptaki ilk iki maçta oynamayan Nuri Şahin'in forma bulabileceğini, ama Arda'nın pozisyonunda Tuncay Şanlı'nın oynama ihtimalinin bulunduğunu da ifade ediyor.
"Kendi evinde deplasman"
Berliner Zeitung gazetesinin "Hiddink Türkleri zafere hazırlıyor" başlıklı maç haberinde ise Almanya'nın kendi evinde bir deplasman maçı oynayacağından söz ediliyor ve 1999 yılında Münih'te oynanan Euro 2000 eleme maçındaki atmosfer hatırlatılıyor.
Löw: "Türkiye Mainz'a benziyor"
Almanya teknik direktörü Jocahim Löw, ülkenin etkili gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung'a verdiği mülakatta Türkiye'yi, Bundesliga'nın sürpriz lideri Mainz'a benzetiyor. Löw, Mainz'dan Dünya Kupası'na giden oyuncu olmadığı için bu takımın oyuncularının Bayernli oyunculara göre çok daha uzun bir hazırlık dönemi geçirdiğinden söz ederek, Dünya Kupası'na katılmamış olan Türkiye'yi de Mainz'a benzetiyor.
Löw'ün Mesut Özil'le ilgili ifadeleri de ilginç: "Cuma akşamı Türk taraftarların Mesut'a rahat vermeyeceğini düşünüyorum. Almanya adına oynama kararı aldığı için yuhalanmayı bekliyor. Ama Mesut tanıdığım kadarıyla, sahaya çıktığında tam konsantre olabilen ve mental olarak sağlam bir oyuncu. Korkmuyor. Dış etkilerden etkilenmeyip, tam bir konsantrasyonla oynayacaktır."
http://u.goal.com/111800/111803.jpg
Almanya'nın gelişiminin rakamlarla ifadesi
Löw'ün mülakat verdiği bir başka gazete de Berlin merkezli Tagesspiegel. Bu mülakatta Türkiye maçından ziyade genel olarak Alman milli takımının durumuyla ilgili sorulara yanıt veren Löw, takımın gösterdiği gelişmeyi şu ilginç veriyle destekliyor:
"2005 yılında bir oyuncunun topu alıp, ayağından çıkardığı ana kadar geçen ortalama süreyi hesaplamaya başladık. O zamanlar ortalama süre 2,8 saniyeydi. 2008 yılında 1,7'ye geriledi. 2008'de ise 1,1 saniyeye kadar inmişti. İspanya milli takımında ise ortalama topu ayağında tutma süresi 1 saniye. Bu da bizim futbol kalitemizin iyiye gittiğini gösteriyor. Ama bu anlamda kötü oynadığımız maçlar da vardı. Örneğin Sırbistan maçının ilk yarısında ortalama süre 1,6 saniyeydi."
Mesut'un mektubu
Almanya'nın ünlü tabloid gazetesi Bild'in manşetinde ise Mesut Özil'in 2006 yılında Türkiye Futbol Federasyonu'na yazdığı İngilizce bir mektuba yer veriliyor. Türkiye'deki muadilleri gibi milliyetçi duyguları kaşımayı çok seven Bild, Özil'in ta 2006 yılında bu mektupla Türkiye'yi reddettiğini altını çizerek, mektupta geçen "Benim için başka bir ülke adına oynamak söz konusu olamaz" cümlesi vurgulanıyor.
Ayrıca Bild'in internet sitesindeki maç anketinde, 50 bin kişinin katıldığı oylamanın sonucunda Alman kamuoyunun yüzde 68'i Almanya'nın maçı kazanacağına inanırken, yüzde 32'lik bir kitle Almanya'nın kazanamayacağını düşünüyor.